Soğuk Nakış

Nabi Küçük
Nabi Küçük

Bazı geceler gökyüzü,

Şefkatle okşar yeri.

Serer üzerine, nurdan örtüsünü

Yavaş yavaş…

Yorulup sahibine dönen

Hayrandır, her bakış.

Her zerrede bir nakış,

Nakışlar dönüyor, nakışlar soğuk

Her nakış, bir haykırış

Mühür vurur nakkaş,

İlmek atılır, yorgan büyür,

Bütün kâinat örtüye bürünür.

Giyer hırkalarını ağaçlar, 

Ve park edersin, ve park edersin,

Lekeler kapanır bir bir

Günaha tahammül yok

Kusurlara çekilir perde

Bir bir iner melekler

Halka tamamlanır,

Mühür vurulur.

 

Kaldır başını, sema dönüyor

Yoksa âlem mi dönüyor

Zannetme ki bir âlem dönüyor

Vardan öte, her şey dönüyor

Ya Hû, neler oluyor?

Her bir tane semaya durmuş

Gökte arılar oğul veriyor

Zerreler uçup geliyor

Taneler dönüp duruyor

Beden üşüyor, ruha heyecan geliyor

 

Karda ayak sesleri

“Hatır hutur, hatır hutur”

Gölgemiz izler bizi,

Ele verir, izler bizi

Ay doğar, köpek havlar

Gece ayaza keser

Keser kulakları, elleri

Aç kalan serçeleri gözetir,

Kalbi tükenmemiş bir iyilik meleği

 

Gariplere çiledir kar

Beyaz bir çile

İlmek ilmek örülen

Gökyüzünden

Döne döne süzülen

İliklere işleyen

Soğuk bir çile

 

Bazı hanelerde neşedir kar

Elde fincan, avuçta kestane

Zerrelerin raksını izlemek

Keyif verir…

Çarşaf serilir, ruhlar dinlenir

Sokaklardan el ayak çekilir

Öyle gecelerde

Varsa evde bir dede yahut nine

Eski âlemlere gidilir.

Ayılar, kurtlar canlanıp gelir

Masal tadında sohbet edilir

Ve tadı unutulmaz öylesi gecelerin

 

Kar; buz olur, kürtük olur

Kapanır yollar,

Mahsur kalır köylü,

Anlayamadan,

Bazı kapanmaların güzelliğini.

 

Kurtlar inerdi eskiden

Kar yağdığında köylere

Alır götürürdü ne bulursa,

Kar yağmaz oldu şimdilerde

Ama kurtlar yine de inmede

Benliğimize, kimliğimize

Alıp götürmede bizi, bizliğimizi

 

Ciddi misin…

Nerede kaldı,

Damları aşan, yolları kapatan,

Çığ olup düşen, sel olup akan karlar

 

“Kar yılı var yılı” derdi, atalar.

Sofralardan bereket, dağlardan kar gitti

Masallar; ardından, mektuplar gitti

Kaf dağını özledik, 

Biz böyle değildik, ne oldu halimize

Semadaki melekler, galiba küstü bize…

Galiba küstü bize…

Takip Et:
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni / Akif İnan Anadolu İmam Hatip Lisesi